SÜREKLİ GÜNCEL SEKTÖREL YAYIN

Lütfen izin almadan ve kaynak belirtmeden yayın içeriğinden alıntı yapmayınız.

Kentsel

Dönüşüm mü Kentsel

Yenileme mi?

Kentsel dönüşümde önemli bir adım yanlış yöne atılmıştır.

Aslında konu öyle karmaşık ve çetrefilli ki bu konu ilk kez ele alınarak bir şeyler yapılmaya çalışılıyor.

Yıllardır seçim kaygısıyla verilen imar afları, gecekondular üzerine çıkılan katlar, bütün olan bitene göz yuman hatta kör topal altyapı sağlayan yönetimler, süreci içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştur. Şişli de SİT konumundaki tarihi değeri olan yapıların üzerine çıkılan absürd katlardan mı söz etmeli,  yoksa yıllardır getto oluşturmuş kırsal göçmenlerin egemenliklerinden mi ? Üstelik herkesin elinde tapusu varken hukuksuzluk ve popüler politikalardan yaratılan haksızlıklardan türetilmiş bir konutsal gelenekten mi ?

Şu an Türkiye’de konut anlamında en mağdur kesim yıllar boyu kamu arazisini gasp etmeden kira ödeyerek yaşamını sürdürmüş ve hiçbir mal varlığı olmayan kesimdir. Piyangocu kesimi ise geçmişin gecekondu adıyla anılan, bunca yıl kira ödemeden çıktıkları briket yapılarına yol, kanalizasyon, elektrik gibi her türlü hizmet sağlanırken değerlenen arazilerine gecekondularını kat karşılığı kentsel dönüşüme vermiş ve büyük rantlar sağlamış kesimidir. Bu durum elbette yazımızın kapsamı alanı olmaktan çok ilerideki makalelere konu olacak bir durumdur.

Türkiye depremin de etkisiyle bir plan kapsamında konut konusunda çok önemli atılımları yapmaya başlamıştır. Bir taraftan bu iş rant ekonomisi alanına dönüştürülürken diğer taraftan sağlıklı nitelikli konutlar üretilmeye başlamıştır.

 

Türkiye’de beliren yalnız yaşam konseptine uygun 1+0 ya da 1+1 konutlar üretilirken diğer taraftan kalabalık ailelerin sığınmak zorunda oldukları 70 metrekare 2+1 konutlar da var olmaya başlamıştır. Ancak önemli bir denetim mekanizmasıyla her ne tipte olursa olsun en azından üfleyince yıkılmayacak konutların inşa sürecine girişilmiştir. Bir de bu dönemde yapı sektöründe markalaşma açıkça belirmeye başlamıştır.

Konumuza dönersek;  tüm bu belirlemelerden sonra kentsel dönüşümde önemli bir adım tarafımızca yanlış yöne atılmıştır. Mevcut gecekondu apartman stokları kent planlamaları ve imar projeleri oluşturularak kentsel dönüşüme sokulmamış, mevcut plansızlıklar çerçevesinde kentsel yenilenmeye geçilmiş, ön taraftaki daha rantabl bölümler ise park, yol, kanalizasyon gibi altyapı sorunları çözülmeden devasa yapılaşmaya geçmiştir.

Şu an gözlemlerimizden yola çıkarak en doğru kentsel dönüşüm, biraz da rantabl olması nedeniyle İstanbul/Fikirtepe'nin belli bir alanında gerçekleşmektedir.  Mahalle belirli bir proje altyapısı oluşturularak binalar boşaltılmış, insanlar mağdur edilmeden büyük projeler oluşturulmaya başlamıştır.

Kentsel dönüşüm adı altında başlatılan büyük atılım, yukarıda söz edilen sorunlar da çözüm bulunarak ve hak eşitliği gözetilerek, şehir planlamacılarının, mimar ve mühendislerin, ilgili odaların katıldığı ve onayladığı kapsamlı ve büyük kentsel projeler hazırlanarak  ilerlenmeli  ve geleceğe geçmişin sorunlarının daha az bırakıldığı bir planlamayla ilerlenmelidir.

Mevcut gecekondu apartman stokları kent planlamaları ve imar projeleri oluşturularak kentsel dönüşüme sokulmamış, mevcut plansızlıklar çerçevesinde kentsel yenilenmeye geçilmiş, ön taraftaki daha rantabl bölümler ise park, yol, kanalizasyon gibi altyapı sorunları çözülmeden devasa yapılaşmaya geçmiştir.